Connect with us

İli : AYDIN

Adı : DİLEK YARIMADASI-BÜYÜK MENDERES DELTASI MİLLİ PARKI

Kuruluşu : 1966

Alanı : 27.675 ha.

Konumu : Ege Bölgesi’nde, Aydın ili, Kuşadası ve Söke ilçeleri içerisinde yer alır.

Ulaşım : Kuşadası-Söke karayolu ile ulaşılır. Kuşadası’na 28 km, Söke’ye 34 km uzaklıktadır.

Kaynak Değerleri : Samsun Dağı’nın Ege Denizi’ne doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadası’nın jeolojik yapısı, Palezoik şistler, Mezozoik kalkerler ve mermerler ile Neojen tortul kütlelerden meydana gelmiştir.Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir.

Yarımadanın hemen güneyinde bulunan Büyük Menderes Deltası, morfolojik gelişimin hızlı olduğu ağız kısmında, bu gelişim sürecinin ürünü olan birçok lagün ve bataklıkları bünyesinde barındıran uluslararası niteliklere haiz bir sulak alan karakterindedir.

Tatlı ve tuzlu suyun birbirine karıştığı bu lagüner sistem, bünyesinde zengin bir biyolojik çeşitliliği barındırmaktadır. Bu zengin ekosistemde 209 kuş türü görülmektedir. Bölge aynı zamanda nesli tehlike altında olan Tepeli Pelikan’ın en önemli kuluçkalama alanlarından biridir. Bunun yanı sıra yine dünya çapında nesli tehlike altında olan Cüce Karabatak da burada barınmaktadır.

Milli parkın özellikle kuzey kesimi, Akdeniz Bölgesi’nde ender görülen potansiyelde bitki örtüsüne sahiptir. Özellikle defne ve kestane bitki kuşakları ile Akdeniz maki florasının hemen bütün bitki türleri yarımadada en canlı ve sağlıklı örnekleriyle yer almaktadır.

Milli park, Kuzey Anadolu ormanlık yörelerine has kestanenin en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan kartopunun ve Finike ardıcının küçük bir topluluk meydana getirdiği, pırnal meşesi ve dallı servilerin yetiştiği tek yerdir.

Milli park, nesli tükenmeye yüz tutmuş bitki ve hayvan türlerinin yaşadığı son noktadır. Ayrıca Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında bulunan Akdeniz Foku ve deniz kaplumbağaları milli parkın kıyılarında yaşama ve üreme olanağı bulmuştur.

Milli parkın hemen kuzeydoğu sınırında Dilek Tepesi eteğinde Güzelçamlı köyü yöresinde M.Ö. 9-8. yüzyıllarda İyonya’nın politik amaçlı birliği olan Panionion, konfederasyonun toplantı yeri olarak kullanılmıştır.

Görünecek Yerler : Bünyesinde çeşitli doğal ve kültürel güzellikleri barındıran milli parkta, deniz ve ormanın iç içe bulunduğu koylar ile Menderes Deltası görülmeye değer ender güzelliklerden sadece birkaçıdır.

Mevcut Hizmetler : Parkın sahip olduğu koylarda günübirlik kullanım alanları mevcut olup, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Ayrıca kır gazinosu ve büfeler de mevcuttur.

Konaklama : Milli parkta kamp ve günübirlik kullanım alanları mevcut olup, çadır ve karavanla konaklamak mümkündür.

FLORA

95 familyaya ait tür , alttür ve varyete düzeyinde 804 takson belirlenmiştir. Taksonların element içeriği, Akdeniz Elementi 163, Dogu Akdeniz elementi 159, Avrupa-Sibirya elementi 33, Iran-Turan elementi 12 ve endemik tür 30 adet’tir. Yarımada Akdeniz flora bölgesinde yer almasina karşılık Avrupa-Sibirya grubu türlerde önemli sayıda bulunmaktadır.

Akdeniz maki florasinda tüm bitki türleri yanında en sağlıklı örnekleri de yeralır. Kuzey Anadolu ormanlarına özgü Anadolu Kestanesi’nin ve Türkiye’de az yerde bulunan Kartopu, Finike Ardıc, Pirnal Meşesi ve Dallı Servi’nin küçük topluluklar halinde yetiştigi tek yerdir. Kuzey de Kizilçam, Karaçam, Finike Ardıcı, Dallı Servi, Meşe, Kestane, Akçaağaç, Ihlamur, Dısbudak vadilerde, Çınar gibi türler, güneyde ise Keçiboynuzu, Funda, Mersin, Sandal Agacı, Defne, Menengiç, Kocayemiş, Erguvan, ve Katır Tırnağı gibi zengin Akdeniz florası yer alır.

Alanda ayrıca, Sumak, Kekik, Adaçayı ve Name gibi bitkilerde bulunmaktadır. .

FAUNA

Yaban domuzu, Karakulak, Vaşak , Çakal, Sırtlan, doğaya terkedilmiş yabani sığırlar ve atlar ile birçok hayvan türü yarımada faunasında bulunmaktadır.

Yaklaşık 2 yıldır SÜPER AKTÜEL sitesinde editorlük yapan Cemil YILDIRIM, BİLİM ve SAĞLIK köşesinde yazılar yazmaktadır.

Advertisement

KÜLTÜR ve TURİZM

2020 İstanbul Caz Festivali programı açıklandı

27. İstanbul Caz Festivali, 27 Haziran-14 Temmuz arasında yıldız isimlerden yeni keşiflere sayıları 250’yi aşan yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 25 mekânında ağırlayacak.

Published

on

Festival programı Beyoğlu Asmalımescit’teki Orni’de düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıda konuşan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, kültür ve sanat etkinliklerine katılımı artırmanın, kolaylaştırmanın, çeşitlendirmenin, İKSV’nin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını belirterek, “İstanbul’un dört bir yanında düzenlediğimiz Parklarda Caz etkinliklerine tüm İstanbulluları bekliyoruz.” diye konuştu.

İstanbul Caz Festivali Direktörü Harun İzer’in açıkladığı festival programında dünyanın dört bir yanında birbirinden değerli müzisyenler yer alıyor.

14 Mart Cumartesi günü saat 10.30’da başlayacak olan 27. İstanbul Caz Festivali’nin programı

7 Temmuz Pazartesi 21.30, Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

Gregory Porter
Derin ve yoğun sesiyle sahneye çıktığı anda havayı değiştirip, ortamı ısıtan bir isim Gregory Porter. Kusursuz vokal tekniğinde sadece caz değil soul ve gospel türlerinin de etkisini yakalamak mümkün. İki Grammy ödüllü Gregory Porter 7 Temmuz’da Açıkhava Tiyatrosu’nda sahnede olacak.

22 Temmuz Çarşamba 20.00, Volkswagen Arena

Foals

Indie rock müziğin sıkı isimlerinden, Coachella, Glastonbury ve Roskilde gibi birçok festivalde sahne alan Foals, sahne enerjisiyle kendine hayran bırakıyor. Heyecanlarının kaynağını “Her konseri son konserimiz gibi çalmak” sözleriyle anlatan ekip festivalin kapanışını yaparken yazın unutulmaz gecelerinden biri yaşanacak.

14 Temmuz Salı 21.00, Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu

Joshua Redman – Brad Mehldau – Christian Mcbride – Brian Blade
A MoodSwing Reunion

Bir dönem caz müziği enstrümanlarıyla tanımlayan 4 isim saksofonda Joshua Redman, piyanoda Brad Mehldau, basçı Christian Mcbride ve davulcu Brian Blade. Her biri müzik kariyerinde tepe noktada yer alan 4 isim eşine zor rastlanacak bir konserle sahnede olacak.

Parklarda Caz

27 Haziran Cumartesi Kadıköy Fenerbahçe Parkı, 28 Haziran Pazar Bebek Parkı’nın yanı sıra 4 Temmuz Cumartesi Beylikdüzü Yaşam Vadisi ve 5 Temmuz Pazar Maçka Parkı’nda ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Parklarda Caz konserlerinde Red Baraat, YĪN YĪN gibi gruplar müzik severlerle buluşacak.

Barbaros Erköse

29 Haziran Pazartesi 21.00, Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi

Festival Ödül Gecesi

İstanbul Caz Festivali, Yaşam Boyu Başarı Ödülleri bu yıl TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası’nın en eski vokallerinden Atakan Ünüvar ile eşsiz stiliyle klarnet sanatçısı Barbaros Erköse’ye verilecek. Bu gecede, şapkalar bir kere daha caz müziğin ustaları için çıkarılacak.

TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası

30 Haziran Salı 21.00, Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus
TRT İstanbul Radyosu Caz Orkestrası feat. Ece Göksu, Eda And, Selen Gülün, Sibel Köse

Gecede,doğaçlama yeteneğiyle öne çıkan yorumcu Sibel Köse, besteci, piyanist, vokalist Selen Gülün ile kuşağının iki genç ve başarılı temsilcisi piyanist ve güçlü vokaliyle dikkatleri çeken Ece Göksu ile caz piyanisti ve besteci Eda And da sahnede olacak. Sahnede toplam 22 müzisyen yer alacak.

1 Temmuz Çarşamba 20.00, Sultan Park – Swissôtel The Bosphorus

FRESU-GALLIANO-LUNDGREN -Mare Nostrum / Coşkun Turhan Quartet

Her biri kendi enstrümanında usta 3 isminden: Piyanoda Nordik soundunu Avrupa Caz standartlarıyla ustalıkla birleştiren Jan Lundgren, akordiyonda güçlü ve öncü stiliyle Richard Galliano ve trompette Sardunya’dan beslenen Akdeniz sounduyla Paolo Fresu’nun oluşan Mare Nostrum projesi sahnede olacak.

1 Temmuz Çarşamba 21.00, Şişhane: Baba Zula, Ayyuka, Elektro Hafız ve çeşitli sanatçılar
2 Temmuz Perşembe 19.00, Kadıköy Moda: Can Güngör, Sandman Project, Make Mama Proud ve çeşitli sanatçılar

İstanbul Caz Festivali’nin dört gözle beklenen programlarından biri Gece Gezmesi 5 yıldır dinleyiciyle Anadolu Yakası’nda buluşan program, bu sene iki gece takip edilecek, üstelik bu gecelerden biri Avrupa Yakası’nda, Şişhane’de gerçekleşecek. Gece Gezmesi’nin Şişhane rotasında yer alan Maestro Donizetti Jazz Club, Salon İKSV ve Orni’de takip edilecek ilk gece programında BaBaZuLa, Ayyuka, Yasak Helva, Elektro Hafız, Duble Salih ve daha fazlası yer alıyor. 2 Temmuz akşamıysa Gece Gezmesi’nin çıkış noktası da olan Kadıköy Moda sınırlarında mekik dokumaya devam edilecek. Can Güngör, Sandman Project, Make Mama Proud gibi isimlerin sahne alacağı, güncel rock, elektronik müzik ve caz müzisyenlerinden harekeli ve enerjisi yüksek bir geceye tanıklık edilecek.

3 Temmuz Cuma 21.00, UNIQ Hall

Kardeş Türküler ve konuklar Elina Duni & Harris Lambrakis

Kardeş Türküler, tüm zenginliklerden beslenen müziği ve kendi tanımıyla “çokkültürlü bir coğrafyada kardeşlik içinde bir arada yaşama umudu”yla festivale geliyor. Gruba Yunanistan’dan neyzen Harris Lambrakis ile Arnavut besteci ve şarkıcı Elina Duni, cazı yerel motifleriyle bezedikleri müzikleriyle eşlik edecek.

4 Temmuz Cumartesi 16.30, Beykoz Kundura

Kutiman Orchestra // Emma-Jean Thackray // Seda Erciyes & JmH

Gecenin yıldız ismi, festivalde durmadan dans edilecek gecelerden birine tanıklık edeceğimiz bir performansla Kutiman olacak. Yeni İngiliz Cazı’nın temsilcilerinden Emma-Jean Thackray ise gecenin diğer ismi. Ana sahnedeki programın ilk performansı ise hip hop, soul ve caz müzikten ilham alan ritmik müzikleri ile Seda Erciyes & JmH ekibi olacak.

6 Temmuz Pazartesi 21.00, Venedik Sarayı Bahçesi

Enrico Pieranunzi Trio “Fellini Jazz”

‘Rönesans’ı parmaklarıyla getiren müzisyen’ olarak tanımlanan 70 yaşındaki piyanist Enrico Pieranunzi, davulda Mauro Beggio ve kontrbasta Luca Bulgarelli’yle birlikte 100. doğum yıldönümünde Fellini filmlerinin unutulmaz müziklerinden oluşan repertuvarıyla festivalin unutulmaz gecelerinden birinde sahnede olacak.

7 Temmuz Salı 19.00, Cemal Reşit Rey Konser Salonu

Matthew Halsall & The Gondwana Orchestra

Manchester kökenli müzisyen Matthew Halsall’un trompetnin tonu, insanın içini yumuşatan ve beklenmedik bir sakinlik hissi veren yaz yağmuru gibi… Onu ve kurduğu plak şirketiyle aynı ismi taşıyan ekibi The Gondwana Orchestra’yı dinlemek İstanbul Caz Festivali’nin ender anlarından biri olacak.

8 Temmuz Çarşamba 20.00, Arter

Aura: Musing Orkestrası (Yöneten: Şevket Akıncı)

Şevket Akıncı’nın proje şefliğindeki bu etkinlik kolektif bir çabanın ürünü olduğu kadar, rastlantılara da açık olacak. 40 müzisyen, Arter’in dört bir yanına yayılarak katılımcıları müziğin parçası olmaya davet ediyor.

10 Temmuz Cuma 22.00, Salon İKSV

Aileden gelen müzisyenliğin kılcal damarlarına kadar yerleştiği müzisyenlerden Barbaros Erköse. Bu gecede, Festivalin bu yıl Yaşam Boyu Başarı Ödülü sunduğu Erköse, Anadolu’nun cazı sayılabilecek geleneksel Roman havalarını yorumladığı ekibiyle sahnede olacak.

11 Temmuz Cumartesi, Caz Vapuru

Matine 11.00 // Suare 17.00, Kabataş İskelesi
Kabataş – Anadolu Kavağı – Kabataş

İstanbul Caz Festivali dinleyicisiyle uzun bir süre sonra geçen yıl tekrar buluşan Caz Vapuru, bu yıl da İstanbul Boğazı’nı denizden turlayarak, ferah bir müzik deneyimi yaşamak isteyen yolcularını bekliyor. Caz Vapuru bu tek değil; matine ve suare olmak üzere iki kez seferde olacak!

12 Temmuz Pazar 21.00, İstanbul Arkeoloji Müzesi

John Pizzarelli Trio

17 tanesini babası ve eşiyle kaydettiği 45 albüm yayınlayacak kadar üretken ve aileden müzisyen olmanın keyfini süren Pizzarelli üçlüsü ile katılıyor festivale. Nat King Cole, Frank Sinatra, Duke Ellington gibi isimleri yeniden yorumlarken repertuarından Beatles, Neil Young, Tom Waits ve Joni Mitchell gibi güncel isimlerde de ye alıyor.

12 Temmuz Pazar 10.30, Feriye

Çocukça Bir Gün

İstanbul Caz Festivali’nin bu yıl İKSV Alt Kat işbirliğiyle gerçekleştirdiği Çocukça Bir Gün, 12 Temmuz Pazar günü Feriye’de düzenlenecek. 0-9 yaş grubundaki çocuklar ve ailelere yönelik tüm gün sürecek etkinlikte, farklı yaş gruplarına yönelik müzik ve görsel sanatlar atölyeleri, ana sahnede müzikal gösteri ve animasyon film gösterimi, bahçe alanında caz dinletileri, sirk gösterisi ve interaktif oyun alanları yer alacak.

13 Temmuz 21.00, The Marmara Esma Sultan Yalısı
Monsieur Periné

Kolombiya’nın sıcak caz ritimleriyle karışan Latin popu sadece egzotik bir davetten çok daha fazlasını sunuyor. Kahvesi ve salsa topluluklarıyla meşhur Kolombiya’dan Monsieur Periné şarkılarında kültürel kimliğin yanı sıra anılar, şiirler ve coğrafyalarından aldıkları ilhamla dans var!

Program ve biletler için tıklayın

Continue Reading

KÜLTÜR ve TURİZM

BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI

Milli park sahası içerisindeki iki ana bölüm içinde yer alan Kocatepe ve Dumlupınar savaş alanları, şehitlikler ve anıtlar görülmesi gereken yerlerdir.

Published

on

İli : AFYON

Adı : BAŞKOMUTAN TARİHİ MİLLİ PARKI

Kuruluşu : 1981

Alanı : 40.742 ha.

Konumu : İç-Batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.

Ulaşım : Milli parka, Ankara – İzmir karayolu , Antalya-Afyon karayolu ve İstanbul-Bursa-Eskişehir karayolu ile ulaşılmaktadır.

Kaynak Değerleri : 26 Ağustos’ta Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz’da, 27-28 Ağustos’taki kanlı muharebelerle Kocatepe Bölgesi’ndeki düşman kuvvetleri sürülmüş ve 29 Ağustos’ta Afyon’a ulaşılmıştır. Beş gün geceli gündüzlü aralıksız süren meydan savaşının, Ulu Önder Atatürk’ün 26-30 Ağustos 1922 tarihinde bütün dünyayı şaşırtan bir başarı ile sonuçlandırdığı Kurtuluş Savaşı’nın geçtiği yörelerdeki tarihi olgular Başkomutan Tarihi Milli Parkı’nın ana kaynak değerini oluşturur.

Milli parkın en önemli kaynak değeri olan harp tarihi, arazinin jeolojik yapısı ve bitki örtüsüyle de desteklenmektedir.

Kocatepe ve Dumlupınar bölümlerinde yer alan ormanlık alanlar içerisinde bütün yıl su bulunan vadi boyları, pek çok endemik türleri kapsayan bitki örtüsü ve yaban hayatı zenginlikleri milli parkın diğer kaynak değerlerini oluşturur.

Görünecek Yerler : Milli park sahası içerisindeki iki ana bölüm içinde yer alan Kocatepe ve Dumlupınar savaş alanları, şehitlikler ve anıtlar görülmesi gereken yerlerdir. Ayrıca ormanlık alanlardaki vadi boylarındaki bitki zenginliği ziyaretçileri etkileyici niteliktedir. Saha içerisinde ve Afyon şehir merkezi ile Dumlupınar’da bulunan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin anılarını ve eşyalarını sergileyen müzeler de görülebilecek yerlerdir.

Mevcut Hizmetler : Akören mevkiindeki günübirlik kullanım alanı, ziyaretçilere piknik yapma imkanı sunmaktadır.

Konaklama : Ayrıca çadırlı ve karavanlı kamping mümkündür. Basit kamping için Çalköy Göleti ve çevresi rekreaktif amaçlı kullanıma uygundur.

Tanıtım Parkı içinde 60 türün üzerinde bitki mevcuttur. Dumlupınar bölümünde 43 endemik taksonun bulunduğu , Kocatepe Dumlupınar bölümlerinin her ikisinde ise 19 endemik taksonun bulunduğıu saptanmıştır. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda Dumlupınar bölümünde 403 taksonun bulunduğu tespit edilmiştir.

Kasnak Meşesi, Sığır Kuyruğu, Çoban Dikeni, Bozgeven, Karaçam-Sarıçam, Karaçam-Boylu Ardıç-Kokar Ardıç, Sedir, Kayın alanda yer alan ağaç ve bitki türlerindendir.

Kirpi, yabani tavşan, kör fare, kurt, kızıl tilki, tepeli batağan, küçük batağan, akpelikan, tepeli pelikan, alaca balıkçıl, küçük akbalıkçıl, balaban, cüce balaban, büyük akbalıkçıl, erguvani balıkçıl, kara leylek, leylek flamingo, angıt atmaca, şahin, kızıl şahin, paçalı şahin, kerkenez, ala doğan, turna, küçük ağaçkakan, alaca ağaçkakan, boğmaklı toygar, küçük boğmaklı toygar, tepeli toygar, bülbül, setti bülbülü, alaca sinekkapan, saka, bataklık kirazkuşu alanda yer alan Bern sözleşmesine göre mutlak koruma altında olan türlerdir.

Dumlupınar bölümünde yer alan Zafertepe-Çalköy göleti, alanın ortasında canlılara(özellikle kuş türlerine)taze su sağlayan göleti ve kıyı boyunca uzanan tatlısu çayırları ile sazlık alanlardan oluşan bir sulak alan niteliğindedir. Dumlupınar Göleti;1315 m yükseklikte olup,Aropojenik nitelikli tatlısu göletidir.Çevresinde dar bir şerit halinde sucul bitki örtüsü barındıran çayırlar ile kısa bir taşlık kıyı şeridinde oluşmaktadır.

Continue Reading

KÜLTÜR ve TURİZM

SOĞUKSU MİLLİ PARKI

Milli Park, flora yönünden oldukça zengindir. Hakim ağaç türünü karaçam, sarıçam, göknar, gürgen oluşturur.

Published

on

İli : ANKARA

Adı : SOĞUKSU MİLLİ PARKI

Kuruluşu : 1959

Alanı : 1195 ha.

Konumu : Ankara ili, Kızılcahamam ilçesi merkezindedir.

Ulaşım : Ankara iline 80 km, kaplıcaları ile ünlü Kızılcahamam ilçesine ise 2 km mesafede bulunan Milli Parka, Ankara-İstanbul karayolu ile ulaşılmaktadır.

Kaynak Değerleri : İç Anadolu stebinden Kuzey Anadolu’nun gür ve yeşil ormanlık bölgelerine geçiş kuşağında yer alan saha, iki ana vadiye açılan pek çok yandere ve vadiler arası düzlüklerden meydana gelen jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Jeolojik yapı ise; andezit, bazalt, tüf ve anglomera türü kayaçlardan oluşmaktadır.

Bu arazi yapısı üzerinde; tabii görünüşünü koruyan karaçam, sarıçam, meşe ve kavak ağaçlarından oluşan ve alt flora yönünden zengin türlere sahip bir orman dokusu bulunmaktadır. Yaban domuzu, ayı, kurt, tilki, geyik, sansar ve kuşlardan kara akbaba ve kartal sık görülen yaban hayvanlarıdır.

Milli park; doğal kaynak değerlerinin yanında, günübirlik rekreasyonel ve sportif aktivitelerin gerçekleştirilmesine de oldukça uygundur. Bunlardan piknik, doğa yürüyüşleri, tırmanma gibi faaliyetler ziyaretçiler tarafından saha içerisinde gerçekleştirilebilir.

Görünecek Yerler : Milli parkın peyzaj görünümlerinin zengin çeşitlilik göstermesi, günün her saatinde peyzajın çekicilik özelliğini artırmaktadır. Ziyaretçiler saha içerisinde sıkılmadan bu zengin peyzaj çeşitliliğini seyretme imkanı bulmaktadır.

Mevcut Hizmetler : Milli park günübirlik rekreasyonel faaliyetlerden piknik, doğa yürüyüşleri gibi aktivitelere uygun olup, bu faaliyetler için gerekli tesisleri (büfe, WC, çeşme gibi) içermektedir. Milli park içinde idare binası, misafirhane, gazino, memba suyu işletmesi, büfe, müze, açık hava tiyatrosu vardır.

Konaklama : Çadır ile konaklama mümkün olduğu gibi, bungalowlarda da kalınabilir. Ayrıca park içinde otel vardır.

Milli Park, flora yönünden oldukça zengindir. Hakim ağaç türünü karaçam, sarıçam, göknar, gürgen oluşturur. Ayrıca çeşitli çayır otları ve çiçekler mevcut olup; Yabani çilek, yabani gül, ahlat, bodur ardıç, yabani fındık, titrek kavak ve bazı meşe türleri de bulunmaktadır.

Milli Parkın 945 hektarı ormanlık saha, 250 hektarı ise açıklık sahadır. Bölgede hakim olan vejetasyon tipleri ve bunların fizyonomik görünümleri bölge vejetasyonunun İç Anadolu’dan çok Karadeniz vejetasyonuna benzediğini göstermektedir.

Milli Park sınırları içinde orman, step, çayır ve dere ekosistemi olmak üzere başlıca 4 ekosistem tipi belirlenmiştir. Yoğunlukta olan orman ekosistemi, kendi içinde Yaprak Döken Ormanlar ve İbreli Ormanlar olmak üzere iki farklı şekilde görülmektedir. 930 hektarı ormanlık saha olan Soğuksu Milli Parkında, ibreli orman ağaçları çoğunluktadır. En belirgini de karaçam ağaçlarıdır. Step ekosistemi orman açıklıklarında, çayır ekosistemi eğilimi olmayan yaz aylarında suyu çekilen çok nemli alanlarda yayılış göstermektedir. Dere ekosistemi ise yazları suları çok azalan yada kuruyan Batılganın Dere ve Küçük Soğuksu Deresinde eğimsiz düz alanlarda bulunur.

Soğuksu Milli Parkı faunası kuşlar, memeliler ve sürüngenler olarak sınıflandırılır. Sahada, yaban domuzu, ayı, tilki, çakal, kurt, sincap ve tavşan gibi memeli hayvanlar bulunmaktadır. Yoğunlukla görülen sincaplar ile ayılar, gelen ziyaretçilerin ilgi odağıdır. Ayrıca, Milli Parkta, 160 civarında kuş türü bulunmaktadır.

Bu kuş türlerinin en önemlisi dünya çapında koruma altına alınan “Kara Akbaba” dır. İspanyadan sonra en çok kuş çiftinin bulunduğu ülkemizde Soğuksu Milli Parkı; bu kuşların Eskişehir-Türkmenbaba alanından sonra en fazla gözlendiği alan konumundadır. Bu kuşlar milli park ile özdeşleşmiş olup, Kızılcahamam ilçesinin girişinde insanları Kara Akbaba heykeli karşılamaktadır.

Continue Reading

POPÜLER BİLGİLER